İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDEN ASR-I SAADETE BOŞANMA (TALAK) KONUSUNDA YAŞANAN HUKUKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM

İSLAM ÖNCESİ DÖNEMDEN ASR-I SAADETE BOŞANMA (TALAK) KONUSUNDA YAŞANAN HUKUKİ DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM

Evlilik, nikâh akdi ve boşanma tarihini insanlık tarihi kadar eskilere götürmek mümkündür. Nikâh, boşama, nafaka, vb. aile hukuku ile ilgili konular, hukuk kitaplarında, önceleri dağınık halde idi.  “Aile Hukuku” adıyla bir bütün halinde hukuk kitaplarında düzenlenmesi Avrupa’da 18. Yüzyıldan itibaren başlamış ve İslam âleminde de 1917 yılındaki “Hukuk-ı Âile Kararnamesi”  adlı düzenleme ile gerçekleştirilmiştir.

Asr-ı saaddetten önce nikâh ve boşanmaya dair uygulamalar, kadın aleyhine pek çok uygulamayı içeriyordu. İslam dinini gelişi ile birlikte pek çok alanda olduğu gibi aile hukuku ile ilgili nikâh ve talak konularında da bir değişim ve dönüşüm yaşanmıştır. İslam dinin gelişi ile birlikte nikâh ve talak yeniden yapılandırılmıştır.

Nikâh ve talak konularındaki değişim ve dönüşümün her ikisini birden ele almak tebliğimizin sınırlarını zorlayacağı için, özellikle “talak” ile ilgili değişim ve dönüşüme odaklanacağız.

Asr-ı saadetten önceki toplumlarda, talak ile ilgili olarak kadının aleyhine zulüm ve işkence içeren uygulamalar mevcuttu. Mesela Arap toplumundan;

  • Talak sayısında bir sınırlamanın olmaması kadına zulme dönüşebiliyordu,
  • “îlâ” uygulaması ile karısına yaklaşmayacağına dair yemin eden koca, bir yıl, iki yıl hatta ömür boyu ona yaklaşmamak üzere yemin edebiliyor ve yine kadın zorda kalıyordu,
  • “Zıhâr” uygulaması ile karısı kocasına ebedi yasak hale geliyor, kadın boşanamıyor ve kadın başkası ile de evlenemiyordu.

Avrupa’da da Katolik kilisesine bağlı Hristiyanlarda “Allah’ın birleştirdiği kişinin ayrılmasını yasak oluşu” prensibini benimsemelerinden dolayı boşanma kabul edilmemiştir. Toplumsal ihtiyaçlara ters düşen ve kişi hürriyetini kısıtlayan bu durumun pek çok sosyal probleme kaynaklık etmektedir.

Asr-ı saadetle birlikte toplumun temeli olan aile ile ilgili düzenlemeler yeniden yapılarak hem nikâh akdi hem de boşanma; Hz. Peygamberin uygulaması doğrultusunda özgün bir değişim ve dönüşüm gerçekleştirerek hakkaniyet ve adalet çerçevesinde yeniden yapılandırılmıştır. Temelde, boşama hakkı kocaya verilmekle beraber, boşanma hürriyeti belirli şartlarla her iki tarafa da tanınarak özellikle, kadının aleyhine olan pek çok uygulama kaldırılmış ya da iyileştirilmiştir.

Yorumlar

Yazıya yorum yap

tr_TRTurkish
en_USEnglish tr_TRTurkish