TARÎKAT-İ MUHAMMEDİYYE BAĞLAMINDA HZ. PEYGAMBER’İN AİLESİNE MENSUBİYET

TARÎKAT-İ MUHAMMEDİYYE BAĞLAMINDA HZ. PEYGAMBER’İN AİLESİNE MENSUBİYET

bu bildiride, tasavvuf ilminin Kur’ân’dan aldığı bilgiyle kendisine her konuda örnek aldığı, Allah’ın “Habibim” sıfatıyla nitelendirdiği, Yaratıcının en güzel yaratılışla yaratıp mahlûkatın şerefli varlık olarak tanımladığı insanların en seçkini Hz. Peygamber’in kendisine ve kendisini takip eden mü’minlerin “Peygamber ailesi”ne mensubiyet hakikati ele alınacaktır. Zira Hz. Peygamber ile kendisie uyan müminlerin bağlılığı kan bağı dahil bütün bağ ve alakaların ötesindedir. O, mü’minlere karşı öylesine merhameti ve şefkatlidir ki, onlara dokunacak bir musibet tıpkı ailesinin bir ferdine gelmiş gibi kendisini derinden sarsar (Tevbe 8/128-129). Peygamber de mü’minlere kendi canlarından daha yakındır (Ahzâb 33/6)

Tasavvufta kabul gören “Tarîkat-i Muhammediyye” anlayışında, Hz. Peygamber’e mensubiyet ve O’nun ailesinin bir ferdi olmak hakikati, sadece Hz. Peygamber’in Allah’tan aldığı ve her konuda bunları amellerine yansıttığı şekilde yaşamaktır. Bazı mutasavvıflarca benimsenen ve savunan diğer bir anlayış olan “Hakîkat-i Muhammediyye” ile de genel olarak Allah tarafından Hz. Peygamber’e bahşedilen özel vücûd/yaratılış hakikati dile getirilirken, “Tarîkat-ı Muhamediyye” ile de hayatın her konusunda Hz. Peygamber’i örnek almak anlayışı dile getirilir.

Bu çalışmada, bu iki konu üzerinde yapılan tartışmaların ötesinde Kur’ân ayetlerinin ve Hz. Peygamber’in uygulamaları perspektifinde tasavvufun “Peygamber ailesi” mensubiyeti gerçeği ilmi bir şekilde değerlendirilecektir.

Yorumlar

Yazıya yorum yap

tr_TRTurkish
en_USEnglish tr_TRTurkish